Tarihi Çevrede Yeni Yapı Tasarlamak

Tarihi Çevrede Yeni Yapı Tasarlamak

Tarihi Çevrede Yeni Yapılar

Mimarlık da uzmanlaşmak denildiğinde ben kendimi ne tarihten uzaklaştırabildim ne de yeniden alabildim. Benim için tarih hep yaşatılmalı ve yeni de sürekli keşfedilmeli. İşte bu yüzden mimarlık da uzmanlaşırken eski yapılarla yeni yapıların karıştırılması bir arada kullanılması inancındayım.

Tarihi çevre; geçmişten günümüze kadar doğal ve yapılı çevrenin tümüdür. Geçmişten günümüze gelen benzer özelliklere sahip yapıların bir bütün olarak korunduğu doku birlikteliğidir. Tarihi çevreler bizlere, geçmiş uygarlıkların, insanların, yaşam biçimlerinin, sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili bilgiler vermektedir. Tarihi mekanlar, büyük-küçük, gizli-açık, eski-yeni şahit oldukları tüm tarihi, sosyal, psikolojik olayların izlerini geçmişten günümüze aktarmaktadır.

Tarihi Çevrede Yeni Yapılar

Tarihi çevredeki yapılar döneminin şartlarını anlamamızı sağlayarak, onları günümüzün ihtiyaçlarına cevap veren modern yapılarla birlikte değerlendirmemize yardımcı olmaktadır. Bu açıdan, tarihi çevrelerde yapılacak olan yeni yapılar, eski yapılarla ilişkili, günümüz mimarisini temsil edecek ve insanın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmalıdır.

Tarihi çevredeki yeni yapı, tarihi çevrelerin ve bu çevreleri oluşturan yapılar, günümüz yaşantısına uyum sağlayabilmeleri, kullanımlarının sürekliliği, günümüz mekan kavramını ve bu kavramın ihtiyaçlarını kapsayan mekanların yaşanılır hale getirilmesini sağlar. Tarihi yapıların çağın yapılarına cevap verebilmeleri için birçok işlemden geçmeleri gerekmektedir.

Tarihi Çevrede Yeni Yapılar

Bu iki olguyu bir araya getirmek için, yeni yapı tasarlarken mimarın işi, projelendirme esnasında fiziki ve kültürel faktörleri bir bütün olarak yorumlamak ve oluşum sürecinde yeni yapıyı bu bütünün bir parçası haline getirebilmektir.

Tarihi çevrenin yeni yapıyı benimseyip, sahip olduğu döngü içerisinde beraber işlemesini sağlayabilmektir. Bazende bu durum, çağın gerekliliklerine cevap vermeyen, terk edilmiş çevreye uygulanan yapılarla tam tersi bir sistematiğe kavuşmaktadır. Yapılan yapı, sahip olduğu form, fonksiyon, ölçek, renk ve dokusuyla uygulandığı çevrenin çehresini değiştirmektedir.

Tarihi Çevrede Yeni Yapılar

Tasarımcının tarihi çevreye müdahalesinde, yeni binaların eskiye saygılı, bulunduğu zamanı yaşatan, mevcut çevreyle uyum içerisinde, taklit olmayan, kendisini yaşatabilen yapılar üretmesi gerekmektedir. Bu sistematiği dikkate alarak uygulanan her yapı yaşarken yaşatma prensibine sahip olabilir.

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *