Yeşiltopuklar Online Alışveriş

Size de Evlenme Hedefi mi Verildi?

Size de Evlenme Hedefi mi Verildi?

Hemen hemen bütün genç kızların hayalidir; beyaz atlı prensini bulmak. Hele ki düğün sezonunun açıldığı şu günlerde daha da pembe hayaller kurma zamanıdır. Eğer ki sizin böyle bir hedefiniz yoksa ya da böyle bir hayali o zaman da sizin yerinize bu hayali kuranlar vardır.

Bazen annelerin yerine koyduğumuzda kendimizi bir noktada, eğitim hayatını noktalamış, çalışma hayatı da olmayan genç kızlarının bir an önce mürüvvetlerini görmek istemesini bir nebze de olsa anlıyorum. Kızları için koyabilecekleri tek hedef evlilik olabiliyor. Fakat aynı telaşı kızları yüksek lisans yapmış, iyi bir şirkette yönetici olan annelerde de görmek beni itiraf ediyorum şaşırtıyor.

Evlenmenin Yaşı Var mı

Anneler Çocuklarına Evlilik Hedefi Koyuyor

Şimdi diyeceksiniz Sevinç Hanım, böyle bir hedef vermiyoruz. Tabi ki bu direk ”İlk hedefin evlenmek” gibi bir durum komik olurdu. Fakat annelerimiz, evlilik gerek hal, gerekse verdikleri evlilik örnekleri ile çocuklarına bilinçli ya da bilinçsiz verdikleri bir hedef haline geliyor. Tamam, dünya gözüyle çocuklarına karşı görevlerini tamamlasınlar istiyorlar, evladı yuvasını kursun mutlu olsun istiyorlar, hepsi çok güzel de, evlenince de bitmiyor ki baskılar. Daha düğünün ertesi günü torun siparişleri, hadi ilk torunu verdiniz kucaklarına, sonrasında toruna kardeş gerek baskıları, yani evlilik hedefi ile de sonlanmıyor. Bunu okurken eminim birçoğunuza tanıdık gelmiştir.

Kısacası özellikle kız çocukları evlenmek üzere şartlandırılmış büyütülüyor. Erkek anneleri biraz daha rahat bu konuda. Önce aman bir kıza kendini kaptırıp okuluna mani olmasın diye gözlerinin içine bakıyorlar oğullarının. Ne zaman oğullarının yaşı ilerliyor, o zamana kadar kızlardan korumaya çalıştıkları oğullarına sülalece kız bakmaya başlıyorlar, eyvah bu çocuk ne zaman evlenecek diyenin telaşına düşüyorlar. Erkekler kızlara göre biraz daha şanslılar.

Erkelerle Kızların Masalları Bile Farklı

Tamam, annelere bu kadar yüklenmeyelim, başka neler suçlu olabilir? Diğer suçlu masallar mı? Küçücükken kızlara ve erkeklere anlatılan masallar bile farklı değil mi? Erkek çocuklara kurşun askerler anlatılırken kız çocuklarına anlattığımız masallara bakın Pamuk Prenses, Cindrella, Uyuyan Güzel… Hepsinin ortak noktası, hepsinde prenses yakışıklı prensle evlenir ve ömür boyu mutlu yaşarlar. Evet, masallarda bile mutluluğun tek şartı evlilik ve evlenince hep mutlu son oluyor gibidir değil mi? Ne ilginçtir, bir tane de masal yok evlenince başlayan, yakışıklı prensin evlendikten sonra prenslikle alakası olmadığını keşfeden ve mutluluğun evliliğe endeksli olmadığını anlatan tek masal yoktur değil mi?

Beni yanlış anlamayın, elbette evliliğe e karşı değilim. Karşı olduğum çocukların, gençlerin evliliğe şartlı ve mutluluğun evliliğe bağlı yetiştirilmesinedir. Özellikle kızların evlilik eşittir başarı olarak görmesine sebebiyet veren yetiştirme şekline karşıyım. Şu kesinlikle doğrudur, evlilik, doğru insanı bulabildiyseniz çok güzel, çok huzurlu ve dünyadayken size cenneti yaşatacak bir birliktelik olabilir. Fakat tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kadın kendini evlenemediği için son derece yetersiz hisseden ve özgüvenini kaybeden, ya da sırf evlenebilmek için yanlış kişi olduğunu bile bile nikâh masasına oturan ve yine o kadar çok kadın vardır ki, prense dönüşecek kurbağayı arayan, bu aşamada da bir sürü yanlış ve kendine göre tamamlanmamış ilişkiler sonucunda depresyon yaşayan ya da mutsuz olduğu halde, evli kalmak uğruna bin türlü eziyete katlanan birçok kadın vardır.

Evlenmenin Yaşı Var mı

Çocuklarınıza Mutluluğun Tek Yolu Evlilikmiş Gibi Anlatmayın

Şunu ailelerin özelliklede annelerin bilmesi gerekir ve çocuklarının mutluluğu için evlilik şart değildir. Unutulmaması gereken hayatta, mutluluğunuz bir başkasına ya da evliliğe bağlı değildir. Biz kendi içimizde mutlu olmayı bilmezsek, hiçbir evlilik bizi mutlu etmeyecektir. John Lennon annesinin ona öğrettiği gibi; Hayatın anahtarının mutlu olmayı öğrenmek gerektirdiğini çocuklarımıza öğretelim.

“5 yaşındayken annem mutlu olmanın hayatın anahtarı olduğunu söyledi,
okula gittiğimde bana büyüyünce ne olmak istediğimi sordular ben de
“mutlu” yazdım ve bana soruyu anlamadığımı söylediler
ben de onlara asıl onların hayatı anlamadığını söyledim.

*John Lennon*

Evlilik pembe masallardaki gibi değildir. Mutlu evlilik için sadece yakışıklı prensler yeterli değildir. Biz kendimize prensesler gibi bakmadıkça, karşımıza çıkacak insan da prens değildir. Yani yine her şey bizle başlıyor. Biz mutlu olmayı kendi içimizde özümüzde başarabilirsek mutluyuzdur. Mutluluğunuz evliliğe ya da bir başkasına bağlıysa, çok ciddi sorununuz vardır. Çünkü yokluluklarında mutsuzluğa kendinizi ömür boyu mahkûm edersiniz.

Sevgi ile kalın…

Yaşam ve İlişki Koçluğu Hizmetleri üzerine ayrıntılı bilgi almak için www.interaktifdanismanlik.com ‘u ziyaret edebilirsiniz.

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *