Vicdanının Sesini Kaydedebilir misin Serra?

Vicdanının Sesini Kaydedebilir misin Serra?

serra-yılmaz

Milli güvenlik dersi olduğu yıllardı imam hatipte okuduğumuz için ÖSS öncesi başörtüsüyle alakalı ilk sınav, milli güvenlik dersiydi. Biliyorsunuz milli güvenlik derslerine askerler gelir ve derslerine başörtülü öğrenci almaz, bizimki derse alıp sınava almayan cinstendi. Dolayısıyla sınav zamanı ortaya çıkan ‘davamız’ diye birlik ve beraberlik mesajları verip hepimizi ortak harekete davet eden arkadaşlar vardı.

(Konuyu dağıtmak istemem ama bizim asker, derste milli güvenlikle alakalı herhangi bir şey anlatmak yerine ‘bakın Fethullah Gülen neler ediyor’ temalı videolar izletirdi. Burada konuşmak için biraz ağır bir konu olabilir o yüzden kendisi için ‘prototip’ demek şimdilik yeterli diye düşünüyorum.)

Açıkçası ben hiçbir zaman ‘davamız’ diyecek bir insan olmadım. Kötü gördüğümden değil, olamayacağımdan. Çünkü manevi duygularla dolup taşamam, kitlesel coşkunlukları paylaşamam, yapım müsait değil. Bu nedenle üç vakitte bir ülke gündemine başörtüsü hakkında küçümseyici hatta hakarete varan sözler söyleyip oturan zevat için de heyecanlanıp iki kelam etmem. Zaten sağcı -solcu fark etmeden herkes linç kültürüne öyle aşina ki kimse lafın sonunu beklemiyor. Ben meselenin tamamına bakıp, bir art niyet var mı diye düşünene kadar konu çoktan amacından şaşmış; küfürler, hakaretler cepten çıkmış oluyor. Bu şartlar altında ben de söylemekten vazgeçiyorum.

Haberlerde Serra Yılmaz’ı gördüğümde de aynısını  düşündüm. Üstelik ben Serra Yılmaz’ın oyunculuğunu çok severim, bu zamana kadar kendisini de severdim. Bu yüzden hemen kızamadım, sinirlenemedim, hayır hayır öyle dememiştir, sözlerini cımbızlamışlardır belki diyerek konuşmanın tamamını izlemeye koyuldum. Bu sırada herkes ‘asıl öcü sensin’leri savurmaya başlamıştı bile. İzlediğimde hissettiğim şey kırgınlıktı. Yani.. daha düz bir ifadeyle; kırıldım. Daha evvel kendi ülkemin beni ‘ben’ olarak kabul etmediğini, istemediğini gördüğümde kırıldığım gibi. (Belki dava insanı olsam ben de kalabalığa karışıp kolayı seçer, iki çift laf söyler rahatlardım, ama değilim işte. Bireysel olarak kırılıyorum!)

Herkes kendince bir şeyi korkutucu bulabilir, bir şeyden ürkebilir, buna bir sözüm yok. Serra Yılmaz da burkadan ürkebilir, olabilir, söylesin bunu, geçen gün hastanede önüme aniden burkalı (nerden bulduysa) bir kadın çıktı korktum desin. Benim de korktuğum başka şeyler var mesela. Ben bunlara takılmadım. Beni kıran şey diyaloğun şu kısmı:

‘-balçiçek ilter: bir röportajınızda okudum; diyorsunuz ki “ben inanan kesimin fazla ezildiğine inanmıyorum…” ,

serra yılmaz: ben inanmıyorum, kesinlikle inanmıyorum. İnanmıyorum. Yani bana bir örnek verin. “başımı bağlayarak üniversiteye gidemedim” çok büyük bir baskı örneği değil, işkence görüp şu anda toprağın altında ne idüğü belirsiz çukurlardan kemiği çıkanların yanında. Yani insan utanır!’

Ben herhangi bir insanın hele ki bir sanatçının  dahası barış yanlısı, insan hakları savunucusu olarak bilinen bir sanatçının eğitim hakkı, çalışma hakkı elinden alınmış insanlar için ‘başımı bağlayarak üniversiteye gidemedim’ çok büyük bi baskı örneği değil lafını etmesini anlayamıyorum. Bu çıkarımını da işkence görüp hayatını kaybedenlerle kıyaslayıp yaptığına inanamıyorum. Kabul ediyorum bu mağduriyet yarışı Serra Yılmaz’a has bir tavır değil, oldukça yaygın. Fakat fiziksel işkence var diye manevi işkenceyi yok mu saymalı? Hayatını kaybeden insanlar var diye henüz hayatını kaybetmemişlerin baskı görmediğini mi söylemeli? Anlayamıyorum tam olarak neyden utanmalıyım? Yeterince baskı görmedim afedersiniz mi demeliyim?

Öyle komik bir durum ki bu noktada söyleyeceğim her söz ‘ben nasıl mağdurum bilemezsin’e varacak, her söz ‘herkese acıyorsun da bana neden acımıyorsun?’a gidecek diye gururum el vermiyor, konuşamıyorum.

Aslında sonunda ben sevmiyorum ama örtünen örtünsün dediğinde ben sana inanırdım da Serra, o küçümseyici ses tonun olmasaydı, o mimiklerin olmasaydı… Ama lütfetmişsin eyvallah.

İbrahim Paşalı’nın dediği gibi; ‘Vicdanın sesini kaydedebilir misin Abidin?

1 Yorum Bulunuyor

  • zera
    2012-11-06 | Permalink |

    bence haber7 de yayınlanıp esra elönü den cevap diye gündem olan yazının yerinde bu olsaymış..
    kavga modunda değil.. objektif.. rahatlatıcı..

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *