M-Line Fashion, Mütevazi Modanın Başlangıç Noktası

M-Line Fashion, Mütevazi Modanın Başlangıç Noktası

M Line Mütevazi Moda

Bu gün sizlerle yaklaşık bir seneden az bir süredir ablalarımın aracılığıyla tanıştığım ve başarılarını zevkle takip ettiğim bir isimden ve onun çalışmalarından bahsetmek istiyorum. Kendisi Türkiye’de aslında bir ilke imza atıyor. Bildiğiniz üzere tesettür modasında hem teorik anlamda hem de pratik anlamda çalışmalar yapan bir isimi bulmak zor. Hem muhafazakar moda tasarımla ilgilenen hem de akademik anlamda moda ile ilgilenen bir kadın olarak, Neslihan hanımın projelerinin tamamlandığını duyunca çok mutlu oldum. Kendisiyle bu projelerle ilgili ilk kez görüşmüştük, daha sonra Muhafazakar Moda konulu, Turin İtalya’da yer alan konferansta yine beraber olma fırsatını yakaladık. O günden bu yana akademik çalışması olan yeni kitabının yayınlandığını ve yeni markasının üretim ve satış aşamasına tamamladığını duyunca bu haberi sizlerle hemen paylaşmak istedim.

Dr. Neslihan Çevik bir sosyolog. Bu sebepten dolayı muhafazakar moda anlayışına ve algısına daha büyük bir çerçeve içinden bakabiliyor. Amerika’da eğitimini tamamlamış olması ve global anlamda bir çok muhafazakar moda markasına danışmanlık yapması dolayısıyla da başörtülü kadınların neler istediğini çok iyi biliyor.

Neslihan hanımın markası M-Line ‘i belki bir çoğunuz çoktan sosyal medyadan takip ediyorsunuzdur. Neslihan hanıma markasıyla ilgili bazı sorular sorduk, oda sağ olsun yoğun gündeminden vakit ayırarak cevap verdi. M-Line markası ile ilgili bilgilere geçmeden, önce kitabından bahsetmek istiyorum. Palgrave Macmillan (New York) başım evinden yaklaşık bir kaç ay önce yayına giren kitabının adı “Türkiye ve Ötesinde Müslümancılık: Modern Dünyada Din”. Neslihan hanım basında farklı konular üzerindeki çalışmalarıyla ara ara gördüğümüz bir yüz. Kitabı ve markası da uluslararası basında (Al Jazeera) kısa süre içinde dikkatleri üzerine çekti.

Neslihan hanım sizinle ilk kez yazın görüşmüştük, o günden bu yana çok güzel projelere imza atmışsınız. Bize M-Line fashion markanızdan bahsedebilirmisiniz?

Öncelikle M-Line’ı “İslami moda” veya “tesettür giyim” olarak tanımlamıyoruz. Bunun bir sebebi “İslami” diye bir normatıve yargıda bulunmanın haddimize düşmediğini düşünmek. M-Line’ı daha ziyade modest (veya mütevazi) giyim olarak tanımlıyoruz. Bir diğer sebebi de tesettürlü olmayıp kıyafet ve yaşam tercihleri konservatif çizgide olan hanımlara da hizmet vermek istememiz.

Bir moda firmasından ziyade kendimizi “sorun çözen” bir firma olarak görüyoruz. İşte burada biraz akademik tecrübeler işin içine giriyor.

Evet, bize biraz akademik çalışmalarınızdan da bahseder misiniz?

M Line Mütevazi Moda

Kitap çalışmamda modest fashion’nin yükselişinin sosyolojik anlamda iki sorununun çözümüne tekabül ettiğini görmüş oldum:

1) Artan kamusal katılım ve aktivite ancak bu artışa uygun giyim ihtiyaçlarının olmaması:
Müslüman kadınların 90 lardan beri kamusal katılımları ciddi bir şekilde arttı. Doktorlar, avukatlar, insan hakları aktivistleri, sporcu, politikacı, iş sahipleri olan bir sürü dindar kadın var. (Başörtüsünün veya konservatif tercihlerin kamusal katılımı engellediği yönündeki sekülerist stigmaya sanırım hiç bu kadar net bir şekilde karşı çıkılmamıştı) Yani hem kamusal katılım arttı, hem de dindar kadınların kamusal aktiviteleri. Bu arkasında kifayete ilişkin yeni giyim ihtiyaçlar getiriyor.

2) Bireye ilişkin özelliklerin ve tercihlerin meşru görülmeye başlanması ve bireye özgün tercihlerin ifade edilme isteği. Göz renkerli, zevkleri, personalityleri, boyları, kiloları, kültürel özgeçmişleri ile Müslüman kadınlar tek tip değil. Modest fashion [mütevazi moda] kendi eşsiz özelliklerini ifade etmenin, kendine ve hayatına uygun olarak giyinme ve gözükme meşru isteğinin bir ifadesi.

Çok güzel bir sosyolojik gözlemleme olmuş, gerçekten…

Konuları bağlarsak, M-Line’nın amacı artan kamusal katılımın getirdiği yeni ihtiyaçları karşılamak ve hanımların kendilerine özgü tercih ve zevklerini ifade etmeleri için alternatif sağlamak.

Bu alterntifler 10 sene öncesine göre tabii ki daha fazla. Ancak piyasada genede iki tip imaj var. Markaların öne çıkardığı imajlar genelde fazla feminen (ironik olarak), 10 cm topuklar giyen, sal modelleri sanki hep nisana düğüne gider gibi, ve pratik olmayan. Ama bu imaj gerçek hayatla bağdaşan bir imaj değil. Her gün topuk, günün her saati frapan elbise..öyle bir hayat yok ki… İşe giden hanımlar, üniversiteye giden kızlar, bebeğini bebek arabası ile yürüten hanımlar, market alış verişine gidenler, vesaire vesaire…. Diğer imajda daha geleneksel.

M Line Mütevazi Moda

Evet, bu konuda size katılıyoruz, Yeşiltopuklar sitemizde diğer yazarlarımızda aynı fikirleri paylaşmışlardı…

M-LİNE kısaca gerçek hayatın içindeki kadının giyeceği kıyafetler üretmek peşinde. Çünkü amacımız dikkat çekmek, tüketmekten ziyade sorun çözmek.

Bunu yaparken biz marketing anlamında segmentasyon yaptık. Bizim ana hedef kitlemiz 18-26 yaşarası genç kesim. Piyasa 18 yasındaki kızlar bile 30 yasındaki kadının giyeceği kıyafet tarzlarını sunuyor. Yaşları ve hayat stilleri itibarı ile genç kızlar çok farklı bir kesim. Bir de yeni nesil önceki nesiller gibi değil. Hayat tarzları biraz daha kendilerine özgü. Muhafazakar çizgileri içinde modern hayatla iç içe yaşıyorlar. Kendi kimlikleri doğrultusunda moderniteyi şekillendiriyor ve hatta modernitenin yeni trendlerini yaratıyorlar. Bu kesimin giyim tercihleri de kültürel özelliklerini yansıtmalı; ancak bir çok mevcut firma bunu tam olarak okuyamıyor. Sanırım kitabın getirdiği ve bizi diğerlerinden ayıran şeylerden biri de bu.

Bir diğer şey de şöyle: Türkiye’de sanırım ırklar-arası mankenleri bir arada kullanan ilk modest fashion [mütevazi moda] markası biziz. bunun sebebi gene modayı yeniden tanımlama çabamız. Şu ana kadar beyaz, uzun boylu, 0 beden kadın imajından tanımlanmış moda. Biz bunu kırmayı istiyoruz. Modayı ve güzellik kavramını daha demokratik ve kapsayıcı bir platform olarak yeniden inşa etmek istiyoruz. Nitekim İslamı’n mesajı da böyle. Irklar arası eşitlik.

Kesinlikle!

Satışa başlayalı 10 hafta oldu. Beklediğimizin üzerinde bir başarımız var. Geri dönüşler inanılmaz güzel. Bazı blogger bizi kendiliklerinden paylaşıp “bir girdiler pir girdiler” dediler. Müşterilerin dediği “İnternetten aldığımız bir şey ilk defa bu kadar kaliteli. Ürünlerinize bayılıyoruz. Fiyatlarda çok iyi”

Evet, markanızın bu özelliği benimde dikkatimi çekti. Kaliteli ürünleri uygun fiyata sunmanız…

Kumaş kalitesini çok yüksek tutuyoruz. Maliyeti tabii ki ciddi arttırıyor ama şuan kardan ziyade kendimizi tanıtmak, kaliteyi göstermek istiyoruz. Fiyatlarda dolayısıyla kaliteye göre baya baya aşağıda. Biraz devrim aslında… Haute Couture kalitesini seri üretime sunuyoruz. Bakalım… Yaza süper bir koleksiyon ile geliyoruz. Kışın Ağrı’dan İstanbul’a Türkiye’nin her bir yerine sattığımız eteklerimizde daha çok renk seçeneği ve daha çeşitli modeller yapıyoruz yaz için.

Dr. Neslihan Çevik’in çalışmalarını takip etmeye devam ediyoruz ve kendisini bu başarılarından dolayı tebrik ediyoruz.

www.mlinefashion.com
www.instagram.com/mlinefashion

1 Yorum Bulunuyor

  • zeycan
    2016-02-24 | Permalink |

    iyi güzel de konuşma esnasında güzel Türkçemize ait olmayan bir takım kelimeler var . Türkçemizde bu kavramları karşılayacak kelimeler yok mu acaba

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *