Endüstri Toplumlarının Uykuyla İmtihanı

Endüstri Toplumlarının Uykuyla İmtihanı

İnsan, yaşamının yaklaşık olarak üçte birini uykuda geçirir ve insanların %50’si hayatının bir döneminde uykusuzluk çekmektedir. Bu anlamda uykunun insan üzerine olan etkisi oldukça büyüktür. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan tıbbi gelişmeler ile uyku konusu özel bir inceleme alanı haline gelmiştir.

Çocuklarda, erişkinlerde ve özellikle yaşlılarda ortaya çıkan uyku bozukluklarıyla baş edebilmek ve insanların yaşam kalitesini arttırabilmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir.

Uyku Bozuklukları

Uyku Bozuklukları Tanıyalım

Günlük hayat içerisinde kişilerin yaşam rutinini bozan ve engelleyen pek çok uyku bozukluğu bulunmaktadır. Uyku bozuklukları, önemsenmesi gereken, dikkat edilmesi icap eden rahatsızlıklardır.

1. İnsomnia

İnsomnia, uykuya dalma, uykuyu sürdürme, uykuyu sonlandırmaya ilişkin yakınmalar ve dinlendirici olmayan uyku olarak tanımlanır. Bu rahatsızlıkta, uykunun işlevini göz önüne aldığımızda, kişiler yeterli süre ve zaman diliminde uyuyamadığı için yeni bir güne hazırlanmakta zorluk yaşarlar. Toplumda en sık rastlanan uyku bozukluklarından biridir. Türkiye’de ise genel popülasyonun neredeyse % 22’lik bir kısmı insomnia rahatsızlığından yakınmaktadır.

İnsomnia pek çok nedenden ötürü oluşabilir. Çoğu zaman insomnia rahatsızlığını ortaya çıkaran nedenler karmaşıktır ve psikolojik bir alt yapıya dayanır. Ancak insomnia tanısı konulan bir birey, her zaman psikiyatrik bir rahatsızlığa sahip değildir. Bazen yoğun tempo, aşırı stres gibi durumlar da insomnia hastalığını tetiklemektedir. Bunların yanı sıra ışık, ses, oda ısısı, yatağın yapısı, yabancı ortam, allerjenler gibi durumlar da insomniaya neden olmaktadır. İnsomnia genelde, kendini gün içerisinde yorgunluk, enerji azlığı, konsantrasyon güçlüğü ve uykululuk hali olarak gösterebilmektedir. İnsomnia olan kişilerin, günlük yaşamda daha çok sorunları olduğu, giderek yaşam kalitelerinin düştüğü ve enerji konusunda daha çok yardım almaya ihtiyaç duydukları görülmektedir. Özellikle akşam yine çok kötü bir uyku uyuyacağı beklentisi, insomnianın devam etmesini tetikleyici bir faktördür.

Geçici insomniaya sıklıkla rastlanır ve geçici insomnia, doğrudan ilaç tedavisi gerektirmeyen bir durumdur. Daha ziyade uyku hijyeniyle alakalı olarak yapılacak düzenlemelerle bu durum ortadan kaldırılabilir. Kronik insomnia ise en çok kadınlarda ve yaşlılarda, tıbbi ya da psikiyatrik sorunu olan kişilerde sıklıkla görülmektedir.

İnsomnia İle Baş Etme Yolları

-Sabah uyanınca yataktan çıkılmalıdır. Dinlenmek amacıyla uykuya devam etmek, dinlendirici olmadığı gibi uyku ritmine de zarar vermektedir.
-Her sabah aynı saatte kalkmaya özen gösterilmelidir.
-Gündüzleri uyunmamalıdır.
-Düzenli egzersizler yapılmalı, ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınılmalıdır.
-Yatak odası ses, ışık yönünden korunmuş olmalıdır.
-Yatak odası uyku dışında, çalışmak için kullanılmamalıdır.
-Uyku saatine yakın bir zamanda yemek yenmemelidir.
-Kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve sigara kullanımından kaçınılmalıdır.
-Uyumak için aşırı bir çaba gösterilmemelidir.

2. Hipersomnia

Açıkçası, insomnia kadar önemsenmeyen bir rahatsızlıktır. Yetersiz uyku sonucu oluşan gündüz uykululuğu sıklıkla yaşanan bir deneyimdir. İş ve ev kazalarının çoğunun, artmış uykululuk nedeniyle olduğu bilinmektedir. Özellikle endüstrileşmiş kentlerde yaşayan kişilerde sıklıkla görülmektedir. Hipersomnia yaşayan kişiler gündüz aşırı uykulu olma ve her yerde uyuma eğilimi göstermektedirler. Hipersomnia yani artmış gündüz uykululuğunun en büyük sebebi, kötü uyku hijyeni ya da yetersiz uykudur. Pek çok insan için sekiz saatlik bir uyku yeterli olabilir. Ancak bazı kişiler için bu süre yeterli olmadığında, aşırı uykululuk hali ortaya çıkabilir. Örneğin, ergenlik döneminde, erişkinlik dönemine göre daha fazla uykuya ihtiyaç duyulur. Bu rahatsızlığın temelinde, solunum rahatsızlıkları, fibromiyalji, astım, reflü olabileceği gibi, hipersomnia yaşayan bir insanda depresyon tanısı da göz ardı edilmemelidir. Hipersomnia, insanda uyanıklığı sağlayan merkezi sinir sisteminden kaynaklanan durumlardır.

3. Narkolepsi

Narkolepsi, uyanıkken uyku atağı geçirmek şeklinde kendini gösterir. Kişi bu uyku ataklarına karşı koyamaz. Bu rahatsızlıkta, genellikle ergenlik döneminde ilk bulgular oluşur, kırklı yaşlarda kendini daha belirgin bir şekilde gösterir. Uyku atakları genellikle 1.5-2 saat aralıklar ve kontrol edilemeyen bir şekilde ortaya çıkar. Bu atak sırasında kişiler, 5-10 dakika uyuduklarında kendilerini dinlenmiş hissederler. Çoğu zaman bu kısa uyku sürecinde rüya gördüklerini söylerler. Bazı durumlarda bu kişiler birden konuşamaz olurlar, ellerindeki bir şeyi düşürebilirler. Bu durum kısa süre sonra ortadan kalkar. Bu rahatsızlıkta kesin bir tanının oluşabilmesi için analizler yapılmalıdır. Özellikle aile çalışmaları, narkolepsinin genetik olduğunu işaret etmektedir. Narkolepsi tedavisi psikiyatrik destek gerektiren tedavilerden biridir.

Uyku Bozuklukları

4. Uyku Apnesi

Uyku apnesi, uyku sırasında ortaya çıkan ve 10 saniyeden uzun süren solunum durmasıdır. Özellikle kilo fazlalığı olan insanlarda, yaşlılarda ve erkeklerde daha fazla görülmektedir. Bir kişinin uyku apnesi olduğuna karar verebilmemiz için, bir saatlik uykuda 5 taneden fazla apne bulunması gereklidir. Horlama ve solunum durmaları ile kendini ortaya koyan bir rahahtsızlıktır. Özellikle üst solunum yollarında rahatsızlığı olan insanlar için cerrahi müdahaleler ile uyku apnesi sorunu giderilmektedir.

5. Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz Bacak Sendromu rahatsızlığı, çoğu zaman dinlenme sırasında ya da uykuda, genellikle ayaklarda belirgin olmak üzere uyuşma, karıncalanma, ağrı ve sıçramalarla kendini gösterir. Bu nedenle kişiler uykuya dalmakta zorlanırlar. Bu hastalıkta, gece uyku sırasında, bacaklarda periyodik hareketler saptanmaktadır. Bu nedenle kişinin uykusu dağılır. Uuzn çabalar sonrasında bu kişiler uykuya dalsalar bile uyku devamlılığı zedelenme gösterir. Özellikle dopamin eksikliğinde görülen bir uyku bozukluğudur.

6. Uyku Terörü

Uyku terörü, uykunun ilk saatlerinde ortaya çıkan, çığlık atma ve ağlamanın eşlik ettiği, yoğun korku ile gelişen bir uyku bozukluğudur. Genellikle uykunun ilk 90 dakikasında ortaya çıkarlar. Uyku terörü, çocuklarda 5-7 yaşları arsında görülebilir. Ergenlik döneminde sıklığında bir azalma yaşanır. Erişkinlerde ise çok daha az rastlanan bir hastalıktır.
Uyku terörü genellikle uyurgezerlik ise seyreder. Özellikle çocuklarda, korkmuş bir şekilde yatağa oturarak, ani çığlıklar atma ve birden derin uykudan uyanma şeklinde kendini gösterir. Panik ve korku çok yüksek olduğunda, kişiler yataktan çıkmaya ve kaçmaya çalışabilir.

Uyku terörü eğer ergenlik döneminde de devam ediyorsa, muhakkak psikoterapi desteği alınmalıdır.

Uyku Bozuklukları

7. Uyurgezerlik (Somnambulizm)

Uyku sırasında ortaya çıkan motor aktiviteyle ilgili bir rahatsızlıktır. Uykunun başlangıcından sonraki ilk saatlerde, yaklaşık 10 dakika süreyle ortaya çıkar. Bu sırada hastanın uyandırılması oldukça güçtür. Uyurgezerliği olan kişilerde, uykuda konuşma eğilimi de fazlalıkla görülür.

Kişi yatakta oturmaya başlar. Genellikle boş ve anlamsız bir yüz ifadesi ile etrafa bakar. Kayıtsızdır. İsmi söylense bile çevreden gelen uyarıcılara tepki vermez. Çok şiddeti uyarıcılar bile çoğu zaman kişiyi uyandırmaya yetmeyebilir. Sonrasında kişi yatağına geri dönüp, uykuya devam eder. Genellikle gecede bir kez görülür. Kişi uyandığında ise bu durumu hatırlamaz.

Çocukların % 25-30’unda uyurgezerlik rahatsızlığı görülür. 12 yaş civarında en yüksek görülme sıklığına ulaşır. 12 yaşından sonra görülme sıklığı giderek azalır ve 15 yaşından sonra nadiren görülür. Uyurgezerlik daha çok genetik faktörlerin belirlediği bir uyku bozukluğudur. Aynı zamanda uykusuzluk, yorgunluk gibi durumlar da, bu rahatsızlığı tetiklemektedir. Hafif bir uyurgezerlik durumunda, ilaç tedavisinden kaçınmak daha doğru olur.

Eski zamanlara oranlara, modern toplumlarda uyku bozuklukları çok ciddi biçimlerde kendini gösterebilmektedir. Aşırı stres, gerginlik, depresyon, yorgunluk gibi durumlar uyku kalitesini bozarak, insanların günlük yaşam rutinini etkilemektedir. En iyisi, en güzeli uykunun doğal işleyişini bozmamak ve tıpkı bizden önceki nesiller gibi, tertemiz bir köy havasında huzurla uyumaktır. Tabi artık o eski, huzurlu, dingin köy havasını bulabilirsek..

Selam ve dua ile…

1 Trackback

  • 2014-12-26 | Permalink |

    […] Uykusuzluk ve stres çağımızın hastalığı maalesef. Hemen hemen herkesin başına gelebilecek bu durumları, daha hafif atlatmak için basit öneriler işe yarar çoğu zaman. […]

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *