Sen Yoksun O Benlikler Hep Vehm ü Gümanındır

Sen Yoksun O Benlikler Hep Vehm ü Gümanındır

Zeynep-Karaca-Yazıları

Okan Bayülgen kızının fotoğraflarını paylaşmamasını, gazetecilerden kızının fotoğrafının çekilmesini istememesini izah ederken o bir birey şu anda fikrini söyleyememesi bize onun adına böyle bir karar verme hakkı vermez, büyüdüğünde belki de çocukken orda burada çekilen fotoğraflarından rahatsız olacak demişti. Okan Bayülgen ve ukalalık eşleştirmesi sıkça yapıldığı için bu cümle pek fark edilmemiştir belki ama ben bu sözlere o zaman da hak vermiştim. Şimdi daha çok hak veriyorum.

İnternette çeşitli sosyal mecralarda pek çok anne hatta ‘yeni anne’ tanıyorum bazılarını tenzih ediyorum tenzih etmediğim diğerlerini de çok seviyorum elbette annelik gibi büyük sorumluluğa talip oldukları için, evlatlarına sonsuz sevgilerini verdikleri için hepsine saygı duruyorum; fakat!

Zeynep-Karaca-Yazıları

Fakat bazen şaşırarak bazen üzülerek fark ediyorum ki Okan Bayülgen haklı. Çünkü insanlar artık çocuklarının fotoğraflarını paylaşmaya daha hastaneden çıkmadan başlıyorlar. Şaşırıyorum, her anlarını her bir anlarını paylaşmakta, ‘göstermekte’ o kadar hevesliler ki… yürümeyi henüz öğrenmiş çocuklar bile usta modeller gibi poz verir bakış atar hale geliyor. Kız çocukları için durum ayrıca vahim, annelerin elinde boylarından büyük ‘tütü’ler giydirilip tüller içinde nefes almaya çalışan çocuklar daha kundakta leopar desenli tuhaf şeylerle poz verdiriliyor. Dediğim gibi kimseye annelik dersi verecek, ahkâm kesecek değilim fakat bazen düşünüyorum bu çocuklar ‘hesap soracak mı?’, ‘hak isteyecek mi?’ diye. Dini boyutunu gerçekten bilemiyorum belki de kimse kimsenin hakkına girmiyordur da ben sadece kameralarla, ‘teşhir’le erken yaşta tanışan çocukların geleceği için endişeleniyorumdur.

Okan Bayülgen üzerinden ‘çocukları paylaşmak’tan bahsettiğime göre bir de Nihat Doğan üzerinden kendisinden birinci çoğul şahıs olarak bahsetme hastalığından söz edeyim. Birisi kendisi hakkında konuşurken ‘biz’ dediği zaman ‘iletişim kuramayacağım’ başlıklı insanlar safına geçiş/düşüş hızı Felix’in uzaydan atlayış hızından kat be kat fazla çünkü ‘siz tam olarak kaç kişisiniz?’ diye soracağım geliyor, mani oluyorum hemen. Fena halde şizofren bir durum. ‘Tedbirini terkeyle takdir Hüda’nındır / Sen yoksun o benlikler hep vehm ü gümanındır’ dan ‘biz’e nasıl geldik diye düşünüyorum.

Zeynep-Karaca-Yazıları

Bunun şizofreni barındırmayan belki şirin bir yanı bile bulunan ama benim gibi pek çoklarının takıldığına inandığım bir diğer örneği var ki annelerin çocuklarından biz diye bahsetmesi!
‘dün gece biraz ateşimiz çıktı’, ‘bu aralar iştahsızız’, ‘babamız…’ .

Sevgili yeni anneler biz anne olmayan –tamam hadi– aklı beş karış havada kızlar olarak heyecanınızı anlıyoruz fakat siz de bizi anlayın ‘tuvalete alışıyoruz’ cümlesindeki tuhaflığa bir de bizim gözümüzden bakın.

Tekraren söylüyorum bütün anneleri seviyorum, hepinizin dinini bilen, hayırlı, akıllı, sağlıklı evlatlar yetiştirmek için çabaladığınızdan eminim sadece dışarıdan bakınca ilk göze çarpanları söylemek istedim. Elbette zorluğunu çeken sizler, istediğiniz şekilde konuşmakta özgürsünüz bu işin sadece latife kısmı.
Sevgiler…

1 Yorum Bulunuyor

  • zeynep
    2013-05-28 | Permalink |

    Bir yazi bu kadar hislerime tercuman olabilir..Yillardir soyledigim seyler..Harikasiniz…

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *