Reklamlar Bizi Ne Kadar Etkiliyor?

Reklamlar Bizi Ne Kadar Etkiliyor?

Alışverişe Yönlendiren Reklamlar

Reklam ve promosyonların dinamiğiyle beynimizin her an stimüle olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bir zamanlar tüketicilere yönelik ürün reklamları sadece televizyonlarda, gazete ve dergilerde, veya billboardlarda yer alırdı.

Yine bir zamanlar ürün tanıtımları ve pazarlamaları sezonlamadan çok ürünün vasıflarına odaklıydı. Örneğin beyaz eşya satan markaların reklamları, mobilyacıların reklamları, elektronik ürünlerin reklamları olarak kategorize edilebilirdi. Yıl içinde ara sıra tüketim ihtimalinin yüksek olabileceği zamanlarda özel promosyonlar olsa da sadece sezon üzerinden promosyon yapılmazdı.

Örneğin, geride bıraktığımız Ramazan ayı ve bayramda soframızda muhakkak bir markanın limonatasını, bir markanın dondurmasını bulundurmadan ve “pide bitmiş” melodisini gün içinde duyunca ya pide kalmazsa anksitesini yaşamadan Ramazanı geçiremeyeceğimizi öğrendik.

Daha Ramazan ayını yarılamak üzereyken bayram telaşına, Ramazanda yeterince kapitalist sistemin tesiri altına girmemişiz gibi, bayramda da ne kadar farklı ürünlere ne denli kısa bir süre içinde sahip olabilirim paniğine kapıldık.

Ürün Reklamları ve Pazarlama Şekilleri

Kapitalizmin yan ürünü olarak son dönemlerde pazarlamacıların hedef kitlelerine ürün odaklı değil, sezon odaklı satış yaptığı bir sistem ortaya çıkmıştır. Evet, hepimiz için Ramazanın manevi değeri, bayramın mutlu heyecanı kelimelerle ifade edilemez. Ama öyle görünüyor ki sözlere dökülmeye kalmadan ticarete dökülüp, kanımıza kadar işlemiş durumda. Geleneklerimiz, örf ve adetlerimiz, daha da önemlisi inançlarımız ticaretleştirilmiş, ticaret malzemesi yapılmış.

Bizlere Ramazanda, Ramazan coşkusunu hissettiren, mis kokulu pideler yetersiz olmuş, limonata ve İsrail’i desteklediği söylenen dondurma markası da alış veriş listemize eklenip “mübarek” hurmalarımızın yanında soframıza misafir olmuş. Hatta ve hatta, bir bayram baklavası, baklava olmakla yetinmiyormuş gibi, üzerine dondurmasız da olmazmış. Anneannanelerimizin yaptığı hoşaflarımızın yerini kapitalizmin bir ürünü olan Ramazan şerbetleri marketlerde servise sunulmuş.

İçinde bulunduğumuz materyalistik sisteme özellikle yiyecek ve giyecek sektörlerinde karşı gelmenin mümkün olamayacağının idrakindeyiz. İhtiyacımız olandan daha fazlasını satın almayı, elimizde olanla memnun olmamayı öğreten bir sistemle karşı karşıyayız. Hatta, bu sistemin ta kendisi sağlığımızı da tehlikeye atıyor. Doktorlarımızın hiç bir zaman onaylamayacağı, kalori ve şeker yüklü baklavaya neden bir de dondurma eklemeyi dikte eder bu sistem bize? Ramazan aylarında bir parça pide ve bir tas sıcak çorbayla doyabilecek küçülmüş midemiz yerine neden üreticiler her şeyi almazsak açlıktan ölecekmişiz gibi veya Ramazanımız yetersiz kalacakmış gibi hissetmemize sebep olurlar?

Ürün Reklamları ve Pazarlama Şekilleri

Peki, bu devasa kapitalistik sistemle biz nasıl bas edebiliriz? Asırlar boyu var olan parayla dönüp hayatta kalan ticaret sistemini ortadan kaldırmamız mümkün değil. Öyle bir amacımız da yok zaten. Çok sevdiğimiz Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de Hazreti Hatice annemizde ticaretin içinde yer almışlar. Tabii ki esnaf ürünlerini satmak, tüketici de ihtiyaçlarını almak ister. Ama “İsraf haramdır” ve “ne kadarı ihtiyaç, ne kadarı hırs ve israftır”…

Mübarek Ramazan ayını ve coşkuyla kutladığımız Ramazan bayramını geride bırakırken tüketiciler olarak hepimizi düşünmeye davet ediyorum. Ürünlerden çok, inançlarımızın ticarete döküldüğü bu kapitalistik sistemde, ne istediğinden çok neye ihtiyacı olduğunu bilen “İsraf haramdır” sorumluluğunu unutmayan, ve şuurlu alışveriş yapan tüketiciler olmaya davet ediyorum. Üreticilerin tüketicilerin arzusu doğrultusunda ürün ürettikleri şüphesiz. Eğer biz tüketiciler olarak el ele verirsek “alım gücümüzü kullanarak” ya da daha doğrusu “almama gücümüzü kullanarak” üreticileri de doğru şekilde yönlendirebiliriz. İsrafa dur demeliyiz! Önce biz sonra da üreticiler!

1 Yorum Bulunuyor

  • snapper
    2017-05-17 | Permalink |

    Yazı için teşekkürler elif hanım. ek olarak söylemek istediğim şu. Ramazan yaklaşıyor yine ve inanç ticaretine dikkat edilmesi gereken bir dönem. Reklamlarda dönen şeyleri yiyen var yiyemeyen var. buna dikkat edilmeli bence. saygılarımla.

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *