Hased Eden Kendi Cehennemini İçinde Taşır

Hased Eden Kendi Cehennemini İçinde Taşır

İslam ve Güzel Ahlak

De ki: ‘Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.’ (Felak, 1-5)

Felak suresinde de istenildiği gibi ‘hased eden hasedcinin şerrinden Allah’a sığınırım’ demeli. Hased nedir peki?

Hased, başkasının kişiliğine veya sahip olduklarına kıskançlık etmek demektir. Hased eden kendi cehennemini içinde taşır derler eskiler. Gözümüzün nuru efendimiz (sav) de bir hadis-i şerifinde mealen: ‘Kin, düşmanlık, hased insanın Salih amellerini yok eder. Ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi bu duygular da insanın hasenatını yer bitirir, kül eder’ buyurmuştur.

O halde Müslüman hased etmeyecek, kin ve düşmanlık (gıl, adavet) duygularını barındırmayacak içinde. Bunların yerine sevgi ve merhamet taşıyacak. Sevgi gözüyle bakıp güzellikleri görmeye çalışacak. Ne eski defterleri saklayıp kendini kinle dolduracak ne de başkasına kıskançlık edip hased ile yanacak. Allah bize hased edenin şerrinden bana sığının derken bizim hased edenlerden olmamaya çalışmamamız, onlara benzemekten ateşten kaçar gibi kaçmamız gerekmez mi?

Peki öyle mi? Günler kim nereye gitmiş, kimle gitmiş, ne yemiş, üstünde ne varmış, ayakkabısını nerden almış acaba, ayyy hayat da buna güzel, bize denk gelmez zaten vs gibi meraklarla, kıskançlıklarla, söylenmelerle, kendini başkasına göre ölçüp biçmekle geçerken hased etmiyoruz diyebilir miyiz? Oysa Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bize ‘yalnızca iki şeye hased edilir’ buyurmuştu. Hased etmek bu kadar kötü ve korkunç iken hasede müsaade edilen bu iki şey nedir peki? (Mahmud Esad Coşan (Rh.A) bu hadis-i şerifteki hased kelimesini ‘gıpta etmek’ olarak değerlendiriyor)

İslam ve Güzel Ahlak

İki şeye hased edilir; bunlardan birincisi Allah’ın zenginlik verdiği bir adam var ve bu adam sürekli yardım yapıyor, hayır yapıyor, fukara babası, yardımsever ise. Cami yaptıran, kurs yaptıran yani malını hayra harcayan biri ise buna şöyle diyerek hased/gıpta edilir: Allah’ım benim de malım olsa da ben de böyle yardımlar yapsam. İkincisi ise Allah’ın ilim verdiği kişi. Kişi Kur’an biliyor, hadis biliyor bilgisini ve ilmini hayırlı işlerde kullanıyor, faydalı çalışmaları var. Ahlakı güzel, farzları haramları biliyor nefsini terbiye edebilmiş vs. İşte bir de bu kişiye gıpta edilir tabi Allah bana da ilim nasip etsin, ben de ahlakımı artırayım, nefsine uyanlardan olmayayım faydalı işler yapayım diyerek.

Bu ikisinin dışında hased gibi menfi duygular beslemek kötüdür, kötülüktür. Müslüman duasında hased edenden de, kalbinde hasedin bulunmasından da Allah’a sığınmalıdır. Çünkü bu tarz menfi duygular hayrımızı hasenatımızı yok edeceği gibi kalbimizi de karartır.

Onda var da bende niçin yok, bende yoksa onda da olmasın demek bile Salih amellerimizi yakar kül eder. O halde dünyaya ancak ve ancak ibadet etmek ve hayırda yarışmak için gelmiş olan bizler hased edeceksek de bunu kıskançlık olarak değil müsaade edilen iki şeye dair gıpta ederek yapalım.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir