Yeşiltopuklar Online Alışveriş

Eşimizi Nasıl Seçeriz?

Eşimizi Nasıl Seçeriz?

Eşimizi Nasıl Seçeriz

Bir gün derste nörolog olan bir hocamız bütün sınıfa ‘Eşinizi nasıl seçtiniz, neye göre karar verdiniz?’ şeklinde bir soru sordu. Hepimizden farklı farklı cevaplar gelmişti. Kimi dış görünüşüne methiyeler düzüyor sevdiğinin kimi ‘iyi’ bir insan diyordu kimi dürüst, çalışkan, iyi bir ailenin çocuğu, kibar, cömert gibi cevaplar veriyordu. Hoca durdu ve dedi ki hepimize, “Bu söylediklerinizin birçoğunu aslında zaten seçtikten sonra fark ettiniz ve bunların tercih nedeni olabileceğine karar verdiniz. Aslında beyniniz size birlikte olduğunuz insanı daha gördükten birkaç saniye sonra ‘İşte bu!’ ” dedi. Yani siz daha bilinçli olarak farkında değilken karar verdi beyniniz. Bir nörolog olan hocamız, elbette ki bunu beyinle ilgili yapılan araştırma sonuçlarına dayanarak söylüyordu. Psikoloji ekollerinin de bu konudaki ortak görüşü romantik ilişkilerimizde partnerimizi seçerken büyük oranda bilinç dışı bir karar verme sürecinden geçtiğimiz yönünde.

Peki bilinç dışı şekilde nasıl bir karar veriyoruz?

İnsanlar bilinç dışı şekilde kendi ebeveynlerinin olumlu ve olumsuz özelliklerine sahip bireylerle romantik ilişki kurma eğilimindedirler. Çoğumuz evlendikten birkaç yıl sonra büyük bir şaşkınlıkla fark ederiz aslında annemiz ya da babamız gibi olmayan birini ararken tam da öyle biriyle birlikte olduğumuzu. Bazen yine farkında olmadan ebeveynimiz gibi olma halini eşimize yükleyen ve onu o uca iten biz oluruz. Zaten alıştığımız gibidir, çünkü çocukluğumuzdan bu yana bildiğimiz, tanıdığımız gibi; güven hissi verir o yüzden bu durum. Çünkü iyi veya kötüdür ama bilindiktir ve belirsizliğin korkutuculuğunu barındırmaz içinde.

Eşimizi Nasıl Seçeriz

Ne zaman sorun olur bu benzerlik?

Hepimizin, ebeveynleri tarafından tam olarak karşılanmamış –ya da bizim tarafımızdan öyle algılanmış- ihtiyaçlarımız vardır. Bu ihtiyaçları sanki ebeveynlerimizmiş gibi eşimizin karşılamasını beklediğimizde, kısacası ebeveynlerimizle yarım kalmış meselemizi eşimiz üzerinden çözmeye çalıştığımızda, eşimizle sorun yaşarız.

Hele ki bu ihtiyaç daha bizim konuşmaya başlamadan önceki, biz söylemeden bize bakım veren insanların ihtiyaçlarımızı fark edip karşıladığı, çok erken dönemlerimizden kalma bir ihtiyaçsa tıpkı o dönemde olduğu gibi beklentilerimizi eşimize doğrudan ifade etmez, onun kendiliğinden anlamasını ve bizim istediğimiz şekilde davranmasını bekleriz. Bu durum öfkemizi büyütür zamanla, hayal kırıklığını da tabi… Örneğin, anne-babasının kendisini yetiştirirken, beğenmedikleri davranışlarına yönelik fazlaca eleştirel bir tutum sergilediği bunun yanı sıra iyi yaptığı şeyleri de gereğince takdir etmediği, görmezden geldiği bir birey, takdir edilme ve beğenilme ihtiyacını evlendikten sonra karısının ya da kocasının karşılamasını bekler. İlişkideki temel meselesi budur ve genellikle eşiyle yaptığı tartışmalar bu beklentinin karşılanmamış olmasına yöneliktir.

Eşi, anne babası gibi olmasa da bir türlü tatmin olmaz ve yeteri kadar görmez, eşinin kendisiyle ilgili olumlu geri bildirimlerini. Zamanla kendisi tıpkı kendi anne babası gibi sürekli olumsuzu gören, eleştiren konumuna gelir, eşi de bir süre sonra olumluyu dile getirmekten vazgeçer, o da sürekli eleştiren konumuna girer ve çift ilişkilerini çıkmaza sokan bir döngü içerisine girer.

Başka bir birey ihmal edildiği bir çocukluk yaşamışsa, bitmek tükenmek bilmez bir ilgi ihtiyacı içerisindedir. Eşi ne kadar ilgi gösterirse göstersin az gelir, diğer taraftan belki ihtiyaç duyduğu ilgi ve sevgiyi bir nebze olsun alabilmek umuduyla bazen karşısındakini boğacak kadar ilgi gösterir. Fakat bu ilgi çoğunlukla karşısındaki eşi bezdirir ve eşi tıpkı anne babası gibi ilgisini geri çeker. Böylece yine ve yeniden sahnede oynanır aynı senaryo.

Eşimizi Nasıl Seçeriz

Neden çift terapisi?

Çift terapisi süreci, yukarıda bahsettiğim nedenlerden dolayı, ilişkiyi çıkmaza sokan döngüleri ortaya çıkarıp, ilişkiye iki taraf için de daha doyum verici bir nitelik kazandırmaya çalışırken, aynı zamanda bireylerin kendi iç dünyalarıyla, beklentileriyle, karşılanmamış ihtiyaçlarıyla ve eşleriyle yaşadıkları sorunlarda kendi paylarına düşenle ilgili farkındalık kazandırır ve eşlerin her birinin bireysel gelişim süreçlerine katkıda bulunur.

Terapi desteği almak için:
Ayşenur Moral: 0212 232 40 72
www.nisantasipsikoloji.com

(Merkezimizde yetişkin, çocuk ve aile terapisi desteği sağlanmaktadır.)

1 Yorum Bulunuyor

  • fazilet
    2015-04-09 | Permalink |

    insanlar ilk görüşte bilinç altının ,yok bu olmaz ,dedigi kişiylede evlenebiliyor. bence burada devreye şartlar giriyor, sonra o sartlar vasıtasıyla kişiyi tanımaya başlıyor,evet böyle biriyle evlenilebilir deyip o yola giriyor.böyle misaller de var,tabi doğrulugu tartısılır.ben seçme hakkımızın bir noktadan sonra elimizde olmadıgını düsünüyorum,zavallı bilinç altı ugraşıyor ama dediğini dinletemiyor olmaz dediği oluyor.o tesbite göre bu nasıl oluyor.yada benim kaçırdığım noktalar mı var.bu benim şahsi fikrim.amacım bir kişiyi yada tezi eleştirmek değil.zaten bilimi oluşturan fikirlerin birleşmesinden çıkan en mantıklı ve doğru sonuca erişmek değilmi…

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *