Müslüman Kadının Feminist Etiketiyle İmtihanı

Müslüman Kadının Feminist Etiketiyle İmtihanı

Müslüman Kadının Feminist Etiketiyle İmtihanı

Geçen günlerde ‘suhaibwebb.com’ da Amerika’da yaşayan Arap asıllı bir Müslüman kadının yazdığı ‘remove feminist insert muslimah’ adlı yazıya denk geldim. Feminist etiketini reddedip Müslüman’ın yeterli olduğunu söylüyordu.

Yazının girişinde yazar da tıpkı pek çoğumuz gibi Müslüman bir kadın olarak kadın haklarını (yoksulluk, eğitim, aile içi şiddet vs) savunan bir şeyler söylediği anda feminist kategorisine sokulmaktan şikâyet ediyordu. Ve aslında feminizmin insanların ait oldukları sosyal sınıfa, yetiştiği topluma göre farklılık gösterdiğini fakat yine de birbirlerinden tamamen farklı olan bu grupların her birinin kendisini feminist olarak adlandırmakta sakınca görmediğini ekliyordu.

Buradan sonra, bütün radikal farklılıklarına rağmen yine de tüm feministlerin kadın ve erkeğin koşulsuz şartsız her konuda eşit olduğu ana fikrinde hemfikir olduklarını söyleyen yazarın sözlerini özetle aktarmak istiyorum; “İşte bu nedenle kendimi bir feminist olarak değerlendirmiyorum. Niçin mi? Çünkü ben kadın ve erkeğin birçok noktada eşit olmadığını düşünüyorum. Hatta iki grubun da oldukça saygı değer rolleri olduğunu kabul ediyorum. Yani günü evde çocuklarımla ilgilenerek geçirirken eşimin çalışmak için dışarıda olması fikriyle bir problemim yok. Şayet bizim rahat ve hemfikir olduğumuz aile dinamiği bu ise bir itirazım yok.

İtiraz edeceğim şey; bir kadın olarak ‘sınırlı’ rolüm yahut görevim olduğunu savunan ataerkil fikirdir. İşte tamamen karşıt olduğum şey bana hayattaki tek ve gerçek rolümün birisinin eşi olmak, çocuk yapmak ve çocuk bakmak olduğunu söylenmesidir. Erkekler (özelikle kendilerini kutsal ve dindar olarak sınıflandıranlar) ‘bir kadının hayatta yapabileceği şeyler cinsiyetinden dolayı sınırlıdır’ dediğinde çileden çıkıyorum. Kendi adıma konuşmam gerekirse yüksek eğitim görmekte olan birisi olarak çalışmalarımın anlamsız olduğunu çünkü nihai görevimin eş ve anne olmak olduğu söylendiğinde yahut bir kadının sanattan, bilime, spora, edebiyata ya da daha farklı bir sürü alanda yapabileceklerinden bahsetmek yerine kadın olmanın dezavantajlarından bahsedilmesi moralimi bozuyor.

Görüşlerimin İslam’dan çokça etkilendiğini reddedemem. Müslüman bir kadın olarak Allah’ın kadın ve erkeğin görevlerini ve sorumluluklarını sunduğunu biliyorum. Bunlar uygulanabilir/makul görev ve sorumluluklar, kadın düşmanı değil! Marjinalleştirme ve Müslüman kadınının aşağılanmasının ise İslam öncesi görüşlerin etkisinden ve Kur’an’ı taraflı yorumlamaktan kaynaklandığını düşünüyorum.

Benim içinde bulunduğum zor duruma gelirsek; ne zaman bütün kadınlar ve özellikle Müslüman kadınların ilerlemesini destekleyici şeyler söylesem dindaşlarım ve etno-kültürel grubumun mensupları beni sessizce ‘feminist’ olarak yaftalıyorlar. Bu benim için olumsuz bir nitelik taşıyor çünkü tekrar söylüyorum ben kadın ve erkek (Allah’a karşı olan görevler dışında) bütün görevler açısından %100 eşittir demiyorum. Şayet feminizm kadın hakları için savaşmak ve onların yaradılış itibariyle erkeklerden farklı olduğunu kabul ediyorsa feminist olabilirim. Ama tekrar ediyorum ki; feminist değilim. Çünkü benim için daha uygun bir terim var; Müslime! Müslüman bir kadın olarak görüşlerim arasında bulduğum denge budur.

Bir kadın olarak insani haklarımın (eğitim, mülkiyet, kiminle evleneceğimi seçme, örtünme gibi ) başkası tarafından -ki bu başkası genellikle erkekler oluyor- tehdit edilmesi halinde buna karşı çıkarım.

Son olarak beni hızlıca feminist (asi, itaatsiz) olarak yaftalayan kadın ve erkekler, lütfen bir dakika durup benim sadece haklarımı savunduğumu anlasın. Bana ait olan benden alınamayacak olan ve alınmaması için direneceğim haklarım…’’

Bu yazıyı sizler için tercüme edip özetlemek istedim çünkü bu yaftalamayı hepimizin yaşadığını biliyorum. Okuyanlar arasında iki taraftan da insanlar olacaktır eminim hatta biraz da diğer taraftakiler de okuyup ‘kadınların da hakları vardır ve irade sahibi insanlar olarak herhangi bir şeyin ‘dikte’ edilmesinden hoşlanmıyoruz’ demekten fazlasını söylemediğimizi görsünler istedim.

1 Yorum Bulunuyor

  • rabia
    2013-11-26 | Permalink |

    çok güzel bi konuyu ele almışınız öncelikle sizi tebrik ediyorum çünkü bu aralar özellikle bu konuyla çok karşı karşıya geliyorum ve bazen haksız olduğumu bile düşünmeye başlıyorum sonra Peygamberimiz (sav) eşlerine karşı tutumunu hatırlıyorum. yazıylada haklı olduğumuzu görüyorum tekrar teşekkürler hayırlı günler

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *