Kız Çocuklarının Psikososyal Gelişim Özellikleri

Kız Çocuklarının Psikososyal Gelişim Özellikleri

Kız Çocuklarında Gelişim

Tarihin her döneminde kız çocuğu olmak her zaman zor ve meşakkatli olmuştur. Kızlar hem doğaları gereği hem de fıtratları gereği her toplumda ve her yüzyılda farklı bir anlama sahip olmuşlardır. Erkekler ve kızlar arasında, henüz daha plasenta döneminden itibaren farklar başlamaktadır. Bu farklar doğduktan sonra da kız ve erkeklere yönelik tutumların, yetiştirilme tarzının, jargonların farklı olmasıyla da açılmaktadır. Kabul etmek lazım erkeklerle eşit değiliz, durum bir eşitlik / eşitsizlik meselesi değil. Biz zaten farklıyız! Şükür ki bizler kız çocuklarının yüceltildiği bir dinin mensuplarıyız. O yüzden her daim değerliyiz!

Bugün daha ziyade, bir kız çocuğunu yetiştirirken akademik ve bilimsel olarak neleri bilmek bize fayda sağlar bunları konuşacağız.

Esasen 11 yaşına kadar kızlar ve erkekler arasında çok derin psikososyal farklar bulunmamaktadır. Ancak bu yaştan sonra kızlar ve erkekler kendi cinsiyetlerinin psikolojik özelliklerine uygun olan adaptasyon sancıları çekmeye başlar. Böylece erkek ve kızlar arasındaki farklar artarken, benzerlikler de giderek azalmaktadır.

  • Gelişimin ilk başlarına gidecek olursak bebekliğin ilk yıllarında başlayan yürüme konusunda kızlar erkeklere göre daha hızlı görünmektedirler. Kızlar, erkeklerden, takriben 2 ay kadar, daha erken yürümeye başlarlar.
  • Kız çocuklarının kelime dağarcıkları, konuşmaya başladıkları ilk andan itibaren daha zengindir ve kız çocukları yine erkek çocuklara göre çok daha erken konuşmaya başlar. Kız çocuğu, başka kelimeleri öğrenmekte acele eder. Böylece 4-5 yaşlarına doğru kız çocuklarının dilsel birikimi erkek çocuklara oranla çok daha fazladır.
  • Sosyal uyum konusunda kız çocukları oldukça yetenekli olarak doğarlar. İnsan ilişkileri, çevreyle uyumlu olma ve uysallık konusunda doğuştan gelen özel yetileri vardır.
  • Başka bir bilimsel bulgu da egosentrizmin, yani benmerkezciliğin kız çocuklarda daha hızlı gerilediğidir. Piaget’nin 2-6 yaş dönemindeki işlem öncesi çocuklarla yaptığı çalışmalar, okul öncesi çocukların yaklaşık 6 yaşına kadar benmerkezci bir yapı gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Bu genel itibariyle kabul gören doğru bir önermedir. İşte tam da bu noktada kız çocuklarının, erkek çocuklar kadar karşı koyma, diretme belirtileri ortaya koymadığı görülmektedir. Kız çocuğu hızlı bir şekilde egosentrizmden kurtularak çevresine uyar. Özetle denilebilir ki, kız çocuklarda “sosyalizasyon” çok daha hızlı olmaktadır. Kız çocuğu karşı koymaktan ziyade çevresine göre hareket etme eğilimindedir.
  • Çocukluğun ileri ki yıllarında da kızların sosyal çevreye girmesi daha az sarsıntılarla meydana gelir. Kızlar insanlar arası iletişimde güçlüdür. Oyunlarda ve etkinliklerde, beden dillerindeki rahatlıkla bile bu durum tespit edilebilir.
  • Kız çocukların davranış örüntüleri hem çocuklukta hem de ileri ki yıllarda süratli ve zarif bir karakter taşır. Örneğin 2 yaşındaki bir erkek çocuk, bir kız çocuğuna göre daha yaramaz, gürültücü ve acımasızdır. 4-5 yaşındaki kız çocuğu kendisinde bulunan maharet ve zarifliğinden faydalanır. Erkek çocuk ise kuvvetinden yararlanır.
  • Öfke yönetimi konusunda da kız çocuklarına has olan özellikler bulunmaktadır. Kız çocuğunun öfkelendiğinde sakinleşmesi için şarkı söylemesi yeterli olurken, erkek çocuklar öfkelerini yatıştırma konusunda daha sert oyunları, yorulmayı, bağırıp çağırmayı uygun bulmaktadırlar. Kuzey ve Güney dizisindeki Kuzey karakterini bilenler anımsayacaktır. Kuzey karakteri olan Kıvanç Tatlıtuğ, psikolojik olarak zorlanma ve gerilim yaşadığında bu gerginliği azaltmak için daha sert uygulamaları tercih etmektedir. O yüzden sıkıntılı bir durumda bir erkeğin oturup hüngür hüngür ağladığını pek görmeyiz. Ancak biz kız çocukları olarak kriz durumlarında daha duygusal ve naif dışa vurumları tercih ederiz.
  • Anne ve babalar ergenlik döneminde ve yaklaşık 16 yaş civarında, hem kız hem de erkek çocuklarda ortaya çıkan kimlik edinme sürecini desteklemelidir. Kızların, denge buhranının iyi yönetilmesi gerekmektedir.
  • Kız ve erkek çocuklar cinsiyet farklarını ilk defa 2-6 yaş arasında öğrenirler. Bu nedenle kız ve erkek çocukların kendi cinsiyetlerinin kimlik özelliklerini ve rollerini taşıması desteklenmelidir.
  • Kız çocukları gündüz düşleri ve hayal kurmaya daha düşkündürler. Dinleme, süsleme, komedi oynama, bir şahsı taklit etme gibi yetenekler de buna eklenebilir. Kız çocuklarında bu eğilimler 5 yaşına doğru görülmeye başlar. Buna ek olarak icat zenginliği ise erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir.
  • Kız çocuklarının oyunları daha sakindir. Psikomotor konulardan ziyade yazı ve resim yapma konusunda özel yetenekler sergileyebilirler.
  • Çalışmalar ile de desteklendiği üzere, erkek çocuklar daha ağır düşünme eğiliminde iken, kız çocuklar sezgilerini kullanarak daha hızlı düşünebilirler. Bu nedenle altıncı his dediğimiz sezgisel yapının kız çocuklarda daha kuvvetli olduğu ileri sürülmektedir.
  • Ergenlik çağının bunalımları kızlarda daha erken görülür bu nedenle fizyolojik ve ruhsal gerilim ile kızlar daha erken tanışırlar. Kızlar, erkeklere göre, ergenliğin krizlerini yaşama konusunda, en az 2 yıl daha öndedir ve daha olgun bir gelişim süreci gösterirler.
  • Kız çocuğunun yetişmesinde babadan ziyade anneye önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle annelerin kendi olgunluk düzeylerini ve kişilik süreçlerini sağlıklı bir şekilde tamamlamış olması, kız çocuğunun yetişmesi için çok önemlidir. Ergenlik döneminde kızlar melankolik, sıkılgan bir yapıya bürünebilirler. Kendilerini çirkin hissedebilirler. Tüm bu süreçlerde annenin rolü çok hayatidir.
  • Ergenlik döneminde kızlar ruhsal gelişimin sancılarıyla mücadele ederken anne ve babalar kız çocuklarını başarı üzerinden değerlendirmeye çalışırlar. Derslerine çok çalışması, ev işlerinde annesine yardım etmesi söylenir. Yetişkinlerin kendisini anlamadığını düşünen ve çocukluktan çıkma isteği duyan kız çocuğu, kişiliğini başkalarına kabul ettirme çabasına girer. Böyle durumlarda kız çocuklarında intihara varan teşebbüsler görülmektedir. Aynı durum erkek çocuklar için de geçerlidir ancak kız çocukları daha kolay yenilgiye düşmektedir.
  • Her ne olursa olsun kız çocukları “kendine has olan”, orijinal olanı seçmeyi ister. Modaya uymak, o günün koşullarını kimliğinde taşıyor olmak önemlidir. Bu dönemde ailelerin iyi bir denetim mekanizması ortaya koyması gerekmektedir.
  • Kız çocukları her yaşta beğenilmek ve onaylanmak isterler. Kızlar duygu ve heyecanlarının gücü ile hareket edebilirler. Bu normal bir durumdur ancak aşırı hallerde bir danışman desteği alınmalıdır.
  • Kız çocukları kusurlarını görebilir ve kabul eder. Ancak çevre tarafından bu kusurları tenkit edilirse enferiorite dediğimiz aşağılık kompleksi üst düzeye çıkar ve hangi yaşta olursa olsun kişiler depresyona girebilir.
  • Kız çocukları anne otoritesini reddetme eğilimi gösterebilirler. Anne ile çatışmalar fazladır. Bu çatışmalar, zamana bağlı olarak azalacaktır. Biraz tahammül!
  • Kızlar için sıkı dostluklar, sırdaşlıklar çok önemlidir. O yüzden sıkılmadan büyüdüğümüzde de yakın dostlarla yapılan kahvaltılar, beş çayları hep çok keyifli gelir.
  • Kızlar ciddi anlamda utanma duygusunu yaşarlar. Bu nedenle yaptıkları hamleler ilk olarak ailesi, yakınları ve sonrasında öğretmenleri tarafından desteklenmelidir.

Kız Çocuklarının Eğitimi

Çocuğu tanımak da ayrı bir beceri ve görevdir aslında. Çünkü çoğu zaman kıyaslar ve kuşak farkları devreye girer. Buram buram hata barındıran bu kıyaslamalar sadece çocuğunuzla olan çatışmayı arttırır. Çocuğunuz sizin kadar iyi halı silkeleyemiyor olabilir, televizyonun üzerine dantel örtü koymayı tercih etmeyebilir, sizin örgü şişlerine yakın olduğunuz kadar o da bilgisayarına yakın olabilir, armut her zaman dibine düşmeyebilir, onun söylediği daha doğru olabilir, her şey olabilir. Sonuçta yadırgamadan, kırmadan, köprüleri yakmadan, incitmeden uzlaşmak gerekir. Çocukları önce koşulsuz sevmek lazım gelir ki sevgi zaten tek başına “ötekini anlama” isteğini kalplere getirecektir.

Ümmetinin yol göstericisi Hz. Muhammed Aleyhisselam‘dan bir hadis ile bitirelim : “Her kim olur ki, kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yanyana bulunacağız.” (Müslim, Bir, 149; Tirmizi Bir, 13). Hadis-i Şerif’in hakkını vermek temennisiyle.

Selam ve dua ile

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *