İbadette “Tatil” Yoktur

İbadette “Tatil” Yoktur

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Seyahatleri Huzurlu bir Yolculuğa Çevirecek Öneriler

Yaz sıcakları ile başlayan tatil planları yapılmaya başlandı. Fakat yapılan bu tatil planlarının içinde ibadete ne kadar yer ayırıyorsunuz? “İki günü bir olan ziyandadır.”
(Beyheki) hadisi şerifinden anlaşılabilir ki tatil, hafta içi, hafta sonu demeden iyilik ve ibadette aralıksız devam edilmeli ve hatta bir önceki günden çok daha gayretli olunmalıdır.

Peki, memleket ziyaretlerinde bulunacak olanlar ya da tebdil-i mekanda ferahlık vardır deyip yola koyulacak olanlar nasıl bir ibadet planı yapmalı derseniz işte tatilinizi huzurlu bir yolculuğa çevirecek ve boş vakitleri en verimli halde kullanmanızı sağlayacak öneriler.

İslâm’da bugün yaygın olan mâhiyetiyle bir “tatil” anlayışı yoktur. İslam her vakit ve her yerde ibadet yapmayı ve hayırlı işlerin biri bittiğinde, hemen diğerine koşmayı emreder. Zira insan koşmayı bırakırsa tembelleşir. Atâlet ise girdiği her yerin âhengini bozar, mahveder.

Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

“Bir işi bitirince, hemen başka bir işe giriş, onunla uğraş! Hep Rabbine yönel ve O’na yaklaş!” (el-İnşirâh, 7-8)

Yani bir işte çalışırken yorulan bir kimsenin, meşgalesini değiştirerek dinlenmesi söz konusudur.

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Yolculuğunuzu Fırsata Çevirin

Ailenizle gerçekleştirmeyi planladığınız gezi-seyahat dönemlerini bir fırsata çevirebilirsiniz. Örneğin yolculuk sırasında İslam kültürü ya da İslam tarihi konularında kitaplara yönelebilirsiniz.

Milletler, tarih sahnesinde hayâtiyetlerini ancak kendi bünyelerine has “kültür” değerleriyle devam ettirebilirler. Rûhunuzu İslâm kültürü ile dinlendirmek için seyahatlerinizi fırsata çevirin.

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Dünya bizden hizmet bekliyor. Sadece Hakk’ın rızâsının arandığı, şefkat ve merhamet gösterirken hiçbir gönlün birbirinden farklı tutulmadığı, gönüllerin bir dergâh hâline getirildiği, yani bir Güneş gibi her karanlığı aydınlatan, her üşüyeni ısıtan bir hizmet…

Mahlûkâta hizmet, Hakk’a yakınlığın bir basamağını telâkkî eden bir hizmet…

Nitekim sahâbe-i kirâm, Rasûlullah –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz’den aldığı hidâyet nûrunu gönüllere ulaştırabilmek gâyesiyle tâ Çin’e gitti, Semerkant’a gitti. Kayrevan’a gitti. Hazret-i Ömer zamanında Dağıstan’a gidildi. Hazret-i Osman zamanında Kazan’a gidildi.

Siz de sahâbe-i kirâm’ın bu ulvi yolculuğundan ilham alarak en azından gittiğiniz her yerde hizmette olabilirsiniz. Nedir hizmetten kasıt derseniz; hayvanata ve tüm mahlukata hizmetten tutunda İslam’ın güzel ahlakına vurgu yaparak yaşamak ve etrafınızdakilere örnek olabilmeye kadar hizmet kapıları farklı farklıdır. İnsanlık ve İslam adına atılacak olumlu her adım, ortaya konulacak her çalışma ve iş gücünü hizmet anlayışının içinde değerlendirmek mümkündür.

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Seyahatlerde Namaz Saatlerine Uygun Hareket Edin

“Tatildeyim!” mazeretiyle namazlarınızı geciktirmeyin. Yeme-içme ve gezme saatlerinizi olabildiğince namaz vakitlerine göre ayarlayarak namazlarınzı vakitlice eda edin.

Ayrıca gittiğiniz yerlerde her namazı ayrı bir cami de ede ederek yörenin manevi ruhunu teneffüs edebilirsiniz.

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Yemekte Ölçüye Dikkat

Tercih ettiğiniz otelin alkol satışı olup olmadığına, yemek ve içeceklerde şüpheli ya da dinen haram kabul edilen (içki, domuz vb.) şeylerin bulunup bulunmadığına dikkat edin. Ayrıca açık büfenin cazibesine kapılarak israfa asla yaklaşmayın. Temiz yiyecekler kadar ölçülü yemek de maneviyatımızı etkilediğini unutmayalım.

Tabaklarda kalan yemeklerin çöpe gittiğini unutmayarak yeteri kadar tabaklar hazırlamak mümkün. Türkiye ve dünyanın birçok yerinde aç insanların olduğunu sadece Ramazan ayında hatırlamak yetmiyor zira. Ramazan’da bir nebze olsun rahatlayan bedenleri, çok yemek yiyerek yormamaya dikkat etmeli.

İslami Tatil Nasıl Olmalı

Seyahatlerinizde Kıyafet Seçimlerinde Hassas Olun

Sıcak günlerde yapacağınız seyahatlerinizde rahat kıyafetler tercihe derken hassas olmanız çok önemli. Mahremiyet sınırları içerisinde olarak tesettürümüzü her yerde korumalıyız.

İslam dini bir erkeğin hemcinslerine ve eşi dışındaki kadınlara karşı asgari seviyede örtmesi gereken yerini, göbek altı ile diz kapağı altı arası olarak tarif ediyor. Deniz ya da havuza girerken giyilen şortların çoğunluğu bu şartı karşılamıyor. Kadınlarda ise bu sınır sadece kadınlar arasında konuluyor. Özellikle yüzme kıyafetleri tercih edilirken bu ölçünün (kadınlar arasında mahremiyet göğüs ve diz kapağı arasındaki bölüm) aşılmadığı kıyafetler tercih edilmeli.

Kaynaklar: Osman Nûri Topbaş, Genç Dergisi, Mumsema.

3 Yorum Bulunuyor

  • Emine sarıkaya
    2015-07-25 | Permalink |

    Yazıda kadınların mahremiyetini göbek ve diz kapağı olarak yazmışsınız doğrusu göğüs ve diz kapağı arası olmalı düzeltilirse sevinirim.

  • 2015-07-27 | Permalink |

    Dikkatiniz için teşekkür ederiz. Düzenleme yapılmıştır.

  • Sevgi Güler
    2015-09-01 | Permalink |

    Kadınlar arasında mahrem olan yerler göğüs ve diz kapağı arası değildir, lütfen daha iyi araştırıp yazın.

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *