Huzurlu Bir Tatil İçin Sedef Adası

Huzurlu Bir Tatil İçin Sedef Adası

Issız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu? Herkes bu sorunun cevabını aklından bir kez de olsa geçirmiştir…

Sokaklarında dolaşırken sadece kuş sesleri duyabileceğiniz; köpek ve kedi görmenin bile neredeyse imkânsız olduğu bu ada öyle çok uzakta değil. İstanbul’a Bostancı’dan bir saatlik mesafede. Belki gitmemiş olsanız bile adını mutlaka duymuşsunuzdur. Bu adanın ismi Sedef… İstanbul’un düş bahçeleri diyebileceğimiz Prens Adaları’nın en küçüğü, en zarifi, en tenhası ve aynı zamanda en bozulmamışı.

Adalar’ın yerleşime açık olan en küçük adası Sedef, uzunluğu bin 3 yüz, genişliği de bin 100 metre büyüklüğünde. Büyükada’nın hemen karşısında. En yüksek noktası 55 metre. Adada yetişen sedef otundan dolayı ada Sedef adını almış. Karakolunda bir polisi, bir bakkalı olan adada 120 ev var. Kışın bahçıvan ve hizmetli olarak görev yapan birkaç ailenin kaldığı adanın yaz nüfusu 300 ile 400 arasında değişiyor. Kalanların çoğu ev sahibi ama yazlık olarak kiralayan da var. Adayla ilgili işler, muhtarlık olmadığı için ada sakinlerinin kurduğu dernek tarafından yürütülüyor. Derneğin teknesi, Sedefliler ve misafirleri için belli saatlerde Büyükada ve Kartal’a seferler düzenliyor. Orhan Pamuk, İdil Biret, Ayşegül Sarıca, Gündüz Vassaf gibi ünlü isimler de yazları adanın sakinlerinden. Otel ve pansiyon bulunmadığı için Sedef’te konaklama imkânı yok.

Adaların klasiklerinden fayton ve bisikleti burada görmek mümkün değil. Adada sadece iki adet motorlu taşıt var. Birisi çöpleri toplayan traktör, diğeri de taşıma işlerinde kullanılan bir pikap.

Sedef adası, yürüyerek bir saatte gezilebiliyor. Biz böyle yapsak da ziyaretçiler için adanın tamamını gezmek mümkün değil. Çünkü ada özel mülkiyet olduğu için evlerin bulunduğu bölgeye girmeye müsaade edilmiyor. Eğer adada oturan bir yakınınız yoksa gezintiniz sınırlı kalıyor. Hafta sonu kalabalık olduğu için Sedef’e hafta içi gelmek en akıllıca yol. Adada görülecek tarihî bir yapı yok. Evler, adanın 1956’da iskana açılmasıyla yapılmış. Villalar, geniş bahçeleri, zakkumları, rengarenk çiçekleri ve asmaları ile dikkat çekiyor. Denize bakan yeşilliğin içinde kaybolmuş evlerde oturanlara gıpta etmemek elde değil. Küçük bir meydanı olan adada bakkalı işleten Orhan Ustaömer’le sohbetimizde, evlerin fiyatının 800 bin TL ile 1 milyon TL arasında değiştiğini öğreniyoruz. Adada ev kiralamanın fiyatı ise 10 bin TL ila 15 bin TL. Ada sakinleri daha çok haziran ayında gelip eylül sonuna kadar adada kalıyor.

Sedef adasında yemek içmek için iki alternatifiniz var. Birisi yukarıda da sözünü ettiğimiz Clup Ada Sedef Restaurant. Diğeri ise üç yıldır faaliyet gösteren Port Sedef. Hemen iskelenin çıkışında bulunan Port Sedef, adanın keyfini sevdiklerinizle birlikte çıkarabileceğiniz bir adres. Büyükada’ya bakan muhteşem manzarası eşliğinde yemek yiyebilir, çayınızı yudumlayabilirsiniz. Mekânın işletmecileri Vicki Hünal ve Fatma Bahar Birinci. İşletme müdürü Onur Erdemir, menülerinin Osmanlı ve Akdeniz mutfağı ağırlıklı olduğunu söylüyor. Deniz ürünleri favori yiyecekler arasında. Port Sedef’in 50 kişilik bir plajı var. Şezlongların bulunduğu bölümden müşteriler denize girebiliyor. Port Sedef’te denize girip bir günü geçirmenin maliyeti 70 ile 100 TL arasında değişiyor. Burada bir gün geçirmek istiyorsanız özellikle hafta sonu rezervasyon yaptırmanız şart. Rezervasyon durumuna göre Büyükada’dan müşteriler tekneyle alınabiliyor. (Port Sedef: 0216 382 48 70)

Adanın ilk sahibi Fethi Ahmet Paşa

Sedef Adası’nı gezerken sokak adları dikkatimizi çekiyor. Fethi Ahmet Paşa Sokak, Şair Hüseyin Siret Sokak, Rey’an Menemencioğlu Sokak, Şehsuvar Menemencioğlu Sokak… Bu isimlerin sırrını kısa bir araştırmadan sonra öğreniyoruz. Bu isimler adanın tarihi demek aynı zamanda. Ada, 1850’de Sultan Abdülmecit tarafından damadı Fethi Ahmet Paşa’ya hediye edilmiş. Fethi Ahmet Paşa, buraya bol miktarda zeytin ağacı diktirmiş, bir de yazlık köşk inşa ettirmiş. I. Dünya Savaşı sırasında ağaçların tümü kesilmiş. Fethi Ahmet Paşa’dan sonra adanın mülkiyeti miras yoluyla şair Hüseyin Siret’in eşi Saliha Yegane Hanım’a kalmış. Onun vefatı üzerine ada oğlu Şehsuvar Menemencioğlu ve kızı Reyhan Şehsuvaroğlu’na kalmış. 1956 yılında adanın mülkiyet hakkını ellerinde bulunduran bu aile, bir yapı kooperatifi kurmuş ve bu kooperatifin etkin çalışmalarıyla ilk anda 60-70 ev yapılmış. Daha sonra bu evler satılmış. Adanın bugünkü sahibi Esra Bereket. Ada sit alanı olduğu için uzun yıllardır imar izni verilmiyor.

1 Yorum Bulunuyor

  • 2010-07-31 | Permalink |

    SEDEF adasında hemen adanın yanındakı restauranttan nerdeyse bızı kovdular desem yerıdır..vapurdan ınıp denıze gırmek ıçın bı mekan ararken restautanttakı çalısan kışıye sorular sorduk.sonra kararsız kalıp bır kısmımız dısarıya yurudugunde artık donsenız d sızı almam demış ordakı arkadas..ve hepimiz bayandık herseyden once bır saygısızlık ne mekana ne satafatına yakıstıramadım doğrusu…

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *