Estetik Ameliyat Dinen Caiz midir?

Estetik Ameliyat Dinen Caiz midir?

Estetik Ameliyat Dinen Caiz midir

Hangi Durumlarda Estetik Ameliyat Yaptırılabilir?

Allah (cc) insanın görünüşüne bakmaz, kalbinde beslediği niyetine, fiili tavır ve hareketlerine bakar. Bir insanın dış görünüşü ne kadar alımlı ve cazip olursa olsun, Allah (cc) yanında bir değer ifade etmez. Bu itibarla estetik ameliyatla yüzü, burnu, boğazı ve göğsü değiştirmeyi Allah (cc) sevimli görmez, yarattığı şekli değiştirmeyi hoş karşılamaz. Sadece gösterişe dayanan bir gerekçe ile estetik ameliyat yaptırmayı, yarattığını değiştirmeye teşebbüs olarak gördüğünden, yaptıran günaha maruz kalır.

Ancak yüzdeki görünüş, normalin üstünde bir çirkinlik arz eder de sahibine aşağılık duygusu telkin edip, fikri ve zihni ölçüsünü bozma durumuna geldi ise estetik ameliyata izin çıkar. Bu bir bakıma tedavi sayılır.  Gösteriş değil, rahatsızlığı gidermek için başvurulan bir nevi çare olur.

Doğuma dayalı olarak “tavşan dudak” denilen yarık dudak gibi bir kusuru olanlar, yangın, trafik kazası ve benzeri bir kaza sonucu bedeninde bir kusur olanlar istisna grubuna girmektedirler. Yani böyle bir kusur olan kimse, toplum içinde psikolojik bir sıkıntı çekiyor, aşağılık duygusuna kapılıyor, şahsiyeti rencide oluyor, bu hali kendisini hakir ve çirkin gösteriyorsa; böyle bir arızanın giderilmesi bir çeşit tedavi mahiyeti taşır. Dolayısıyla bu ameliyatta bir mahzur yoktur. Çünkü Allah (cc) dinde bizim için bir zorluk kılmamıştır.

Yani estetik ameliyat; vücuttaki önemli bir kusur ve arızayı gidermek için yapılırsa caiz, güzelleşmek maksadıyla yapılırsa haram olur.

Hamilelik Esnasında ve Doğumdan Sonra Oluşan Çil ve Lekeleri Yok Etmek İçin Estetik Ameliyat Caiz mi?

İslam, fıtratı bozmaya karşı çıktığı kadar bazı özel durumlardan dolayı  bozulan fıtratı tedaviyi ve estetiğinin korunmasını da teşvik etmiştir. Hamilelik çilleri ve lekeleri de asli bozan, yani fıtrata halel getirecek türden bir olgudur. Bu yüzden giderilmesi ve tedavisinin yapılması daha evladır. Dolayısıyla bunu estetik ameliyatla bir tutmak doğru değildir.

Ümmü Seleme Annemiz diyor ki:

“Lohusa olan kadınlar Rasulullah zamanında kırk gün otururlardı (ibadet etmezlerdi). Biz o dönemde yüzümüzde oluşan lekeler için vers kürü uyguluyorduk.”

(Ebu Davut, Taharet 121) Vers turuncu bir ot olup yanakları kızartmak için kullanılırdı. Demek ki bu sorun Asr-ı Saadet’te de söz konusu olmuş, hâl çaresi aranmış ve Rasulullah (sav) Efendimiz buna karşı çıkmamıştır.

Kaynak: Müslüman Hanımın El Kitabı

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir