Aldatıldığımı Hissettim!

Aldatıldığımı Hissettim!

Sosyal Medya Nasıl Kullanılır

Evet biraz özel olacak ama yine de paylaşmak istiyorum. Geçen gün bir sohbet esnasında bir hanım bu cümleyi kullandı. Durun, hemen telaş yapmayın. Aldatıldığını hissettiği kişi kocası değil, takip ettiği bir sosyal medya fenomeni başka bir hanımdı.

Sosyal medyanın günümüzde gittikçe yaygınlaştığı malum. Özellikle görsel sosyal medyalar, (Instagram ve Snapchat gibi) kadınlar arasında çok daha popüler.

Yüzbinlerce takipçili Twitter fenomenlerinin bile barınamadığı Instagramda ev hanımları çok daha fazla takipçi sahibi olabiliyor. Peki bunun sebebi ne?

Sosyal Medya Nasıl Kullanılır

Özel Hayata Duyulan Merak…

Evlerimizden, ailelerimizden ve arkadaşlarımızdan resimler ve anılar paylaşıyoruz. Bu paylaşımlar çok daha hayatın içinden gibi duruyor. Üstelik Facebook gibi sadece tanıdıklarımızın olduğu değil, tanımadığımız bir çok kişiden de yeni şeyler görüp öğrenebiliyoruz. Kombinler, tarifler, hatta ev temizliğinde püf noktalar…

Koca nasıl idare edilir, kaynananın gönlü nasıl fethedilir, çocuklara nasıl bakılır gibi hayatınıza anlam katacak kıymetli(!) bilgiler…

Çok daha doğal bir dil kullanılarak yapılıyor bu paylaşımlar ama gerçekten doğal mı?

Tabiki değil

Bu bahsi geçen ‘aldatılma’ cümlesini de hanımefendi, takip ettiği fenomenin hamile olup ama bunu aylarca takipçilerinden gizlediği için kullandı. Takip ettiği kişinin gezdiği, giydiği, yediği şeyleri takip ederken onun hayatını izlediğini ve kendisinin onun hayatının bir parçası olduğunu zannetmişti. Ama takip ettiği kişi hamile olduğunu bile takipçileriyle aylarca paylaşmamıştı ve takipçisine bu bir ihanet gibi gelmişti. “Halbuki ben onu ne kadar beğenerek takip ediyordum. Meğer hamileymiş, eski fotoğraflarını paylaşıyormuş demek ki

Sosyal Medya Nasıl Kullanılır

Vehamet!

Kimse kimsenin hayatının ortağı değildir. Bu takip eden ve takip edilen için de geçerli bir durum. Ama takip edilenlerin durumunu başka bir konu. Ne kadar anlık ve hayatın içinden(!) paylaşımlar da olsa adı üstünde; sosyal medya. Kendinizi kaptırarak izlediğiniz bir dizinin ortasında fişi çektiğiniz an hepsinin uçup gitmesi kadar gerçek gördüklerimizde. yani gerçek değil.

Evet herkes güzel, mutlu, neşeli, eğleniyor ve zevkli. Ama bunlar bir hayatın kaçta kaçını yansıtabilir ki. O güzel sofranın yıkanacak bir sürü bulaşığı, o güzel kombinin ütülenmesi, eşle gidilen romantik akşam yemeğinin belki tuzu biberi bir tartışması, o çok sevimli çocuğun yaşattığı uykusuz geceler ve o güzel yüzlerin sabah şiş gözlerle uyanmış bir hali var.

Sosyal Medya Nasıl Kullanılır

Yaşanan Bir Örnek

Son günlerde 19 yaşında bir modelin, 700 bin küsur takipçili Instagram hesabını kapatmasıyla sosyal medya konusunda yeni bir tartışma başladı. sosyal medya yalan mı, değil mi? 16 yaşından itibaren resimlerini paylaşan ve takipçisi arttıkça bu resimlerden 10binlerce dolar kazanan bu genç kız, daha fazla dayanamayıp depresyona girmiş ve hesabındaki binlerce fotoğrafı silmiş bazılarının altına da başka yorumlar yazmış.

Mesela; “Bu fotoğraftaki elbiseyi paylaşmak için 400 $ almıştım. halbuki o gün bu fotoğraf için 100’lerce fotoğraf çekilip, kardeşime düzgün çekmesi için bağırmamış olsam daha mutlu olabilirdim” gibi.

Essena O’neil resimlerini silip, hesabının ismini “Social media is lie / Sosyal medya bir yalan” olarak değiştirmiş. ve letsbegamechangers.com (hadi oyun değiştiriciler olalım) adıyla bir sitede sosyal medyada yaşadıklarını anlattığı bir site açmış.

Tartışmalarsa sosyal medyanın kendisinin değil, insanlarının yalan olduğu konusunda başlıyor. Kimin sosyal medyayı nasıl kullandığıyla alakalı yani. Ki öyledir, dünyanın ilk icatı ateş olmuştur. Ve o gün bugün herşey hem iyi hem kötü olarak kullanılabilir. Sanırım kontrollü olmayı sosyal medyada da öğrenebilmeyiz.

Medya okur-yazarlığı konusunda ülkemizin daha geniş kitlelere ulaşması gerekir. Yoksa gördüğümüz herşeyi gerçek sanıp, kendi hayatlarımızla kıyaslayıp kendimize mutsuzluk çıkartacağımız daha çok yükümüz olacak.

Kimsenin hayatı kimseden farklı değil. İnsanoğlu Hz. Havva ile Hz. Adem’den beri aşağı yukarı aynı evrelerden geçiyor. Evet herkesin hayat standartları çok farklı ama telefonların karşısında gördüğümüz insanları ikonlaştırmayalım.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir